Ece Eğitim Akademi

Blog

YUSUF ÜÇBAŞ - 15-12-2022

EVLİLİK VE CİNSELLİK

EVLİLİKTE YAŞANAN CİNSEL PROBLEMLER

Cinsellik kavramı, içinde birçok karmaşık duygu ve düşünce ifadesini,toplumsal rol ve kimlik inşasıyla ilgili inanış ve seçimleri, biyolojikanlamda güdüleri, fiziksel ve ruhsal sağlığı etkileyen birçok faktörübarındıran bireysel ya da ilişkisel bir eylem olarak tanımlanabilir.

Psikolojik olarak bir başkasına yakınlık duyma, kendini ona açma,güvenme, koruma, kişisel farklılıkları keşfetme ve tanıma, sevme veilgilenmenin ya da öfkesini dile getirme, aşağılama, sahip olma vereddetmenin bir yolu olarak kullanılabildiği gibi, sosyolojik veevrimsel olarak türün devamlılığını sağlama, üreme, kültürünaktarımı, nesillerin devamı gibi bir işleve sahiptir. Biyolojik olarakcinsellik temel bir güdüdür, tüm bedenin ve zihnin sağlıklıolabilmesi için gerekli bir eylemdir.

Eşler arasında herhangi bir alanda yaşanan ya da çiftin ortak olarakbaşına gelen bir gobal stresin varlığı cinsel yaşamlarını paralel olaraketkileyeceği gibi, cinsel yaşamda herhangi bir işlev bozukluğu ve problemin de ilişki ve hayatın diğer alanlarını doğrudan etkileyeceği öngörülmektedir. Dolayısıyla tedavi arayışı olan çiftlerin nerede sorunyaşadıklarını belirlemek, kişileri engelleyen faktörleri ortadankaldırabilmek için büyük önem taşımaktadır. Terapistin bilgi,deneyim ve ayırıcı tanılara hâkimiyeti çiftin kaderini belirleyebilir. Cinsellik son derece mahrem ve konuşulması güç bir alanolduğundan neyin ‘normal’ olduğunu saptamak hem bilim insanlarıhem de toplum için zordur. Araştırması zahmetli olan bu alandayaşanan sorunların bir sınıflandırma sistemine tabi olduğu,çözümüne yönelik geliştirilen tedavi yöntemleri ve tedavi içinuzmanlaşmış cinsel terapistlerin olduğu zamanla daha iyibilinmektedir. Fakat bugüne kadar cinsel işlev bozukluklarınedeniyle boşanma yoluna giden çiftlerin sayısı hiç de az değildir.

Evliliklerde cinsel sorunlara sıkça rastlanmaktadır. Dünyanın farklıbölgelerinde yapılan çok sayıda araştırmanın değerlendirilmesi,yaklaşık her üç kişiden birinin cinsel yaşamının herhangi birdöneminde en az bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığınıgöstermektedir.Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği’nin (CETAD) 2006 yılındayaptığı kapsamlı bir araştırmaya göre, ülkemizde aktif cinsel yaşamıolan bireyler arasında Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı alanlarından enaz birinde, yaşamlarının herhangi bir döneminde, en az bir kez veya birden çok sorun yaşadığını belirtenlerin oranı %32’dir.